15 Mart 2014 Cumartesi
cemaat 3
3-
Erdoğan Amerika’da bazı görüşmeler ve anlaşmalar yaptı. Bunu kimse inkar
edemez. Ama buna kimse devleti sattı da diyemez. Erdoğan akıllı adamdı.
Bu ülkeyi o istese de istemese de Amerika’nın istediği birileri
yönetecekti. En azından kendi kontrolünde bu yönetimin olması, bazı
hürriyet ve özgürlükleri Türkiye’ye getirebilmesi, toplumun daha
ferah yaşaması demekti. Bu yüzden Amerika’nın teklifini geri çevirmedi.
Amerika kendi yaptığı planlar dahilinde Erdoğan’ı kullanacaktı. Böylece
hem kanaat önderi Fethullah Gülen hem de Siyasi Lider Erdoğan
avuçlarının arasında olacaktı. Ama onlar plan yaparken Erdoğan boş
durmamıştı. Erdoğan onların kendisini kullandıklarını zannetmesini
istemişti. Amerika Erdoğanı, Erdoğan’da Amerika’yı kullanacaktı. Bir
yere kadar. Amerika Erdoğan’ın foyasını anlayana kadar Erdoğan istediği
gücü elde etmiş olacak ve Amerika’ya kafa tutabilecekti. Erdoğan
Rusya’yı aydınlığa kavuşturan Putin’i örnek alıyor, Erbakan’ın ona
öğrettiği tarih derslerini tekrarlıyor, Davutoğlu gibi dış siyaset
dehalarını yanı başından ayırmıyor, 28 şubattan aldığı Medya dersi ile
bir yandan TV, Gazete ve Radyo kanallarında nüfuz oluşturmaya çalışıyor,
Türkiye’de sözü geçen siyaset, din ve bilim adamlarını tek tek arkasına
alıyor, Ordu’da yeni düzenlemeler yapıyor, üst üste yasalar çıkarıyor,
polisi güçlendiriyor, yargıyı arkasına alıyor, her çevreden tekmil koca
bir ordu hazırlıyordu. Erdoğan bütün bunları yaparken birine çok
güvenmiş ve bütün bu guruplar içinde kadrolaşmasına müsaade etmişti. O
kişi Fethullah Gülen’di.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder